Arkadaşlarla paylaşımda bulunma platformu olması amacıyla kurulmuş, son dönemin en popüler websitesi olan Facebook, saçmalıklara yenik mi düşüyor?
Kendisinden önce kurulmuş on binlerce arkadaşlık sitesinin önüne geçmesini sağlayan özellikleri ve mükemmel reklam politikası sayesinde, myspace gibi devleri bile geride bırakmayı başaran Facebook, kullanım ağını genişletmek için sürekli yeni özellikler kattı. Kişisel profillerden gruplar, olmadı sayfalar derken, işin içinden çıkılmaz bir kod yığınına dönen site, lite.facebook.com’u çıkarak, bu kod yığınından kurtulmak isteyen kullanıcılara güzellik yapmayı hedefledi ama görünen o ki, bu da yeterli olmadı.
Kodcularının akıllarına gelen her uygulamayı sisteme aktarmaları, kod yığının temel nedeni. İşin kötü tarafı, eskiye dönüş de mümkün değil gibi gözüküyor. Sadece resim veya vidyo depolamak için kullanılan sitelerden bile daha çok medyaya sahip sitenin bir diğer yükü de bu medyalar. Facebook, vidyo alanına girince hedefini, youtube’u geçmek olarak belirlemişti. Resim albüleriyle de, photobucket gibi sitelerden daha çok kulanılan bir yapıya sahip olmak istemişti. Geriye herhalde, bir deviantart kaldı. Onun önüne geçecek bir uygulama da yaparsa, tek başına internet olma yönünde büyük bir adım daha atacak.
Ancak Facebook‘un unuttuğu bir ayrıntı vardı: Ne verirsen, kullanıcı hem bu verilenleri sonuna kadar sömürür, hem de sürekli yeni özellik isterler. Bunun en güzel örneğini gruplarda gördük. Uygulama ilk çıktığında büyük bir hevesle milyonlarca grup oluşturuldu ama Facebook için yük olmanın ötesine geçemedi. Bu etkiden kurtulmak isteyen site, sayfaları aktifleştirdi. Ama şimdi görülüyor ki, reklam gelirlerini artırmak için kurulması hedeflenen sayfaların yerine, anlamsız, işe yaramaz sayfalar kuruldu.
Kullanıcının, “eski arkadaşlarınla buluş” fikri yerine, “aklına gelen her şeyi yap” düşüncesini benimsemesi, Facebook‘u çöpleştirdi. Yapısı gereği, match.com gibi arkadaş sitelerine benzer şekilde üyeliği veya özelliklerini paralı hale getiremeyen Facebook, reklam gelirlerinden başlarda memnun olsa da, çöplüğe dönmesi ve reklamların yerlerinin belirginleşmesi nedeniyle, bundan da mahrum kalacak gibi duruyor.
Sonuçta site, zeka yaşı 0-3 arası olanların, çöplük mesajlarla, vidyolarla ve sayfalarla doldurduğu, internetin en gereksiz sitesi halini almaya aday.
Sistemin aşırı derecede yorulması ve uygulamaları kaldıramaması, üye girişlerinde, resim gösterimlerinde ve sayfalarda hataların meydana gelmesine neden olmaya başladı. Bunun tek nedeni, sunucuların yetersizliği. Peki daha çok sunucuyla bu işin önüne geçilemez mi? Geçilir tabii ki. Ama bu da ek maliyetler, daha da önemlisi, sonu belirsiz maliyetlere neden olacaktır. Reklam gelirlerinin sürekli düşmesinin yanında maliyetlerin artması, sonucun kötü olacağına işaret.
İnternet siteleri, eninde sonunda para kazanmayı amaçlarlar. Bunu gerçekleştirirken de maliyet-kazanç dengesini iyi ayarlamak gerekir. youtube örneğinde olduğu gibi, ne kadar çok ziyaretçi, o kadar çok kazanç olmuyor her zaman. Bilindiği gibi youtube, 270 milyon dolar zararla kapattı geçen yılı.
Bakalım Facebook, bu işin içinden nasıl çıkacak. İnternetin en büyük çöplüğü olarak mı, yoksa en çok kazanan ve ziyaretçi sayısı en yüksek site olarak mı internet tarihine adını yazdıracak.
